Öne Çıkanlar Motorlu Taşıtlar Vergisi Ödeme Son Tarihi! K.Erciyesspor - Gençlerbirliği lig tv Bu Tarz Benim tv8 Halk Tv Canlı Bayram Tatili 9 Gün Olacak Mı? Bayram Tatili Uzatıldı 2015! Resmi Tatil Kaç Gün Olacak

Koalisyon Yorumları! Hangi Partiler Birleşebilir? Erken Seçim Gelebilir mi?

Genel seçim sonuçlarının gelmesi ile birlikte tablo ortaya çıktı ev koalisyon neredeyse zorunlu hale geldi. Peki hangi partiler birleşecek ve AKP kiminle koalisyon yapacak? Dün birçok uzman fikirlerini ve olabilecekleri hakkında bilgiler verdiler. Devlet bahçeli Koalisyon yapar mı sorularına da yanıt verdi. Peki erken seçim gelebilir mi? 

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Koalisyon, başlangıcından bu yana birliktelikleri devam eden AK Parti ve HDP arasında olması lazımdır." dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, MHP Genel Merkezi Binası’nda resmi olmayan seçim sonuçlarını değerlendirdi. Koalisyon tartışmalarına değinen Bahçeli, "Televizyonlarda, uzun zamandan bu yana, araştırmacı yazar ve düşünür olarak Türkiye’yi yönlendirmeye, yeni yeni senaryolar çizmeye gayret gösterenler, daha seçim sonuçları heniz netleşmeden veye genel bir kanaat oluşmadan, tek başına AK Parti’nin iktidar olamayacağı varsayımını temel alarak, koalisyonlar üzerinde bir tartışma başlatmak istemişlerdir. Şimdi zannediyorum sabaha kadar seçim sonuçları üzerindeki yorumlardan ziyade, bu yeni senaryolar üzerinden Türkiye meşgul edilecektir" diye konuştu.

Resmi olmayan sonuçlara göre, hiçbir partinin tek başına iktidar kuramayacağını hatırlatan Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hükümet kurma görevini Ahmet Davutoğlu’na vermesi gerektiğini söyledi. Davutoğlu’nun hükümet kurma çalışmaları başlamadan, koalisyon tartışmaları yapmanın yanlış olacağını belirten Bahçeli, "Türkiye’de Anayasa geçerlidir. Seçimlerde bir siyasi parti, tek başına iktidar olmuyorsa, ülkeyi iktidarsız bırakmamak için diğer siyasi partilerle beraber nasıl bir çalışma düzenine girileceğine dair geçmişte kazanılan tecrübeler vardır. Cumhurbaşkanı, öncelikle TBMM’de milletvekili olan bir kişiyi görevlendirebilir. Demokratik eğilime göre bu değerlendirme, en fazla oy almış olan siyasi partinin genel başkanına yönelmesi lazımdır. Dolayısıyla Sayın Ahmet Davutoğlu’nu görevlendirmesi gerekir. Davutoğlu’nun Meclis’te bulunan partilerle nasıl bir hükümet oluşturulacağına dair çalışmaları başlatması gerekir. Bu çalışmalar başlamadan, hiçbir siyasi partiyle hiçbir görüşme yapmadan, ’Şunlarla şu koalisyon olsun’ diye bir dayatmayla ülkeyi karşı karşıya bırakmak doğru değildir" ifadelerini kullandı.

"MHP, ANA MUHALEFET PARTİSİ GÖREVİNİ ÜSTLENMEYE DE HAZIRDIR"

"Bir defa tek başına siyasi iktidar oluşmamış ise, koalisyon kurma zarureti doğmuş ise ülkeyi istikrarsızlığa sevk etmemek, ekonomik sıkıntıya yol açmamak, piyasayı alt üst etmemek için bir koalisyona ihtiyaç duyuluyorsa, bu koalisyonun önce uyumlu bir koalisyon olması gerekir" diyen Bahçeli, konuşmasını şu ifadelerle sürdürdü:

"Adalet ve Kalkınma Partisi, uyumu çözümde aramıştır ve Oslo görüşmesinden bu yana bir çözüm sürecini sürdürmüştür. Bu çözüm sürecinin bir kanadı şuan yüzde 10 barajını aşmak suretiyle, 79 milletvekiliyle TBMM’de bulunmaktadır. Demek ki birinci koalisyon, başlangıcından bu yana birliktelikleri devam eden AK Parti ve HDP arasında olması lazımdır. AK Parti ve HDP arasındaki örtülü işbirliğini kamufule etmek, gizlemek, koalisyon arayışlarıyla Türkiye’yi bir erken seçime mecbur bırakacak şekilde tehdit altına alarak, bir dayatmaya başka partileri katmak siyasi ahlaksızlıktır. İkinci olarak çözüm süreciyle ilgilenen Türkiye’de ileri demokrasiden yana olan, ’Daha gelişmiş bir özgürlükler’ cümlesiyle siyasetini sürdüren partilerin bir ortak koalisyonunu düşündüğünüz taktirde; alın size ikinci bir koalisyon modeli olarak AK Parti, CHP, HDP’yi bir araya getirebilirsiniz. Bunları şuan gayrı resmi rakamlarla ifade edersek, söz gelimi AK Parti artı HDP koalisyonu 258 artı 79 toplam 337 milletvekiline dayalı, güven oyu alabilecek, Anayasa üzerinde değişiklik yapabilecek bir koalisyon modeli olarak ortaya konabilir. Bunun oransal temsili yüzde 53.9’dur. İkinci modeli esas alacaksanız; yani AK Parti, CHP, HDP üzerinde, çözüm süreci için, ileri demokrasi için, daha geniş özgürlükler için bir model arıyor ve uluslararası destek de bulabiliyorsanız işte size 258 artı 132 artı 79 yani 469, toplam yüzde 78.9 orana dayalı bir geniş tabanlı koalisyon olur. Böyle bir yapılanma içerisinde MHP şerefi ve haysiyetiyle, ilkeli ve dürüst davranışıyla, Meclis’te denetimi esas alan bir ana muhalefet partisi görevini üstlenmeye de hazırdır. Eğer bunların hiçbirisinden sonuç alınamıyorsa, Türkiye’yi AK Parti’nin azınlığına bir takım çevrelerin senaryosuna mahkum etmeye de kimsenin hakkı yoktur, en erken seçim ne zaman olacaksa o zaman seçim olsun."

CHP Sözcüsü Haluk Koç, “Yalın gerçek siyasi gerçek, AK Parti şuan itibariyle iktidardan millet tarafından düşürülmüştür. Sayın Erdoğan kaybetmiştir” dedi. 
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Sözcüsü Haluk Koç, 7 Haziran genel seçimlerinin sonuçlarını değerlendirdiği basın toplantısında, “İlk kez 13 yıldır gittikçe baskıcı bir yönetim anlayışına dönüşen iktidar bugün itibariyle sandıkta millet tarafından düşürülmüştür. Bu milletimizin büyük sağduyusunu göstermektedir. Ülke 7 Haziran’da baskıcı, zorba bir rejim tehlikesinden şuan itibariyle kurtulmuş bulunmaktadır. Tek kişinin Türkiye üzerindeki rejim ipoteği millet tarafından bu gece kaldırılmıştır. Sivil darbe girişimi millet tarafından önlenmiştir. Bu büyük bir demokrasi zaferidir. Bu milletin zaferidir. Türkiye 8 Haziran sabahı barışı, özgürlüğü, kardeşliği kucaklayan bir yeni sabaha kalkacaktır. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Bu seçimlerin asıl galibi demokrasidir ve Türkiye’dir. Bu seçimin asıl kaybedeni Sayın Erdoğan’dır” diye konuştu.

“AK PARTİ ŞUAN İTİBARİYLE İKTİDARDAN MİLLET TARAFINDAN DÜŞÜRÜLMÜŞTÜR”
“Özetle Türkiye kazanmıştır, Recep Tayyip Erdoğan kaybetmiştir” ifadesini kullanan Koç, şunları kaydetti:
“Yalın gerçek siyasi gerçek, AK Parti şuan itibariyle iktidardan millet tarafından düşürülmüştür. Sayın Erdoğan kaybetmiştir diyorum, bunun bir gerekçesi var. Anayasayı, yasaları ayaklar altına alarak iktidar partisinin eş başkanıymış gibi tüm devlet imkanlarını kullanarak eşitsiz, adil olmayan bir seçim kampanyasını milletin vergileriyle, milletin gözünün içine baka baka son dakikaya kadar YSK’nın da müsamahasıyla sürdürmüştür. Bu tutum sonucunda bu seçim sonuçlarını birlikte değerlendirdiğimizde Cumhurbaşkanlığı makamı siyaseten meşruiyeti tartışılan makam haline gelmiştir. Eş başkan olarak bu seçimlerde iktidar partisinin kampanyasında görev alan Sayın Erdoğan şuanda siyaseten meşruiyeti sorgulanan bir boşluktadır. Bu seçim sonuçları oy yüzdeleri üzerinden değerlendirilemeyecek kadar tarihi bir öneme sahiptir.”

“CHP BU SONUÇLARDAN SONRA HÜKÜMETİ KURABİLECEK EN ÖNEMLİ SİYASİ AKTÖR HALİNE GELMİŞTİR”
Bu gece itibariyle fiili ve hukuki durumu dört madde halinde ifade etmek istediğini bildiren Haluk Koç, “AK Parti iktidarı sona ermiştir. İki bekleme odasına alınan parlamenter demokrasi kazanmıştır. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP bu sonuçlardan sonra hükümeti kurabilecek en önemli siyasi aktör haline gelmiştir. CHP şuandan itibaren demokrasimizin tüm kurum ve kurallarıyla işlerlik kazanması için her türlü sorumluluğu üstlenmeye hazırdır” dedi.

“MÜMKÜN OLAMAYACAĞI İFADE EDİLMİŞTİR”
Gazetecilerin sorularını da cevaplayan Koç, bir gazetecinin AK Parti tarafından erken seçim ihtimallerinin tartışılmaya başlandığını hatırlatarak, AK Parti ile koalisyon ortağı olmayı düşünüp düşünmediklerini sorması üzerine, “CHP’nin ve Genel Başkanımızın seçim kampanyası boyunca hırsızlıklarla, yolsuzluklarla anılan ve bunun hesabını veremeyen siyasi yapıyla bir araya gelmemizin mümkün olamayacağı ifade edilmiştir. CHP yetkili kurulları bunu daha sonra görüşecektir” yanıtını verdi.

“SEÇİM SONUÇLARIYLA ASIL İSTİFA ETMESİ GEREKENLER”
Bir gazetecinin “Genel başkanın bir açıklaması vardı. Oyumu arttıramazsam istifa ederim şeklinde, bunu değerlendirir misiniz?” sorusu üzerine Koç, şunları kaydetti:
“Seçim sonuçlarıyla asıl istifa etmesi gerekenler kendilerini balkon konuşmasına hazırlayan ancak pencereden bile konuşamayacak hale gelenlerdir. Tek kişi şuana kadar Türkiye’yi anayasa ihlali yaparak tek kişi rejimi ve baskıcı rejime dönüştürmek istemektedir. Buna son verilmiştir. Bu gece bundan sonra süreç parlamenter demokratik teamüller çerçevesinde yürümek zorundadır. Artık arkasında parmak kaldıracak çoğunluk yoktur. Şimdi siyaseten ve hukuken boşlukta olan bir kişi vardır.”

“KENDİ KONUMUNU KENDİ TARTIŞMAYA AÇMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın istifa etmesi gerekip gerekmediği ve “Başbakan Davutoğlu’nun da birinci parti olmazsam veya iktidara tek başıma gelemezsem istifa ederim açıklamaları olmuştu, ne diyeceksiniz?” soruları üzerine Koç, “Sorunun ikinci kısmını balkonda konuşmak için hazırlanan ama pencereden bile konuşamayacak hale gelenlerdir. Sorunuzun ilk kısmı bu benim değil, son yaşadığımı sürecin önümüze getirdiği gerçeklerdir. Bu da nedir? Sayın Erdoğan, kendi konumunu, meşruiyetini tartışmaya açmış ve seçim sonuçları açıklandığında da yüzde 51,8’den madem eş başkanı olarak davrandı. Yüzde 40,6’ya düşmüş durumdadır. Kendi konumunu kendi tartışmaya açmıştır” karşılığını verdi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.